Skip to content
ALTAY ÖMER ERDOĞAN PDF Yazdır E-posta

İsli Lamba(*)

Kronik bir yalnızlığı paylaşıyoruz senle

İkindi gibi, akşam gibi Balavca’dan akıyor kuruyan yanlarımıza

İki ateşi birbirine dokundursak, tarih paslı bir ayna oluyor avuçlarımızda

Zoraki gülüşlerden bez bebekler yapıp avluya astığımız

Bir kasabayı uykularımıza bölüyoruz

Sanırım Edip Cansever de geçmişti

 

Geçmişti siyah önlüklü çocuklar

Karya derslerinin kara tahtasından

İstikbal madalyaları taşıyarak göğüslerinde

Bir isyana toz bulutları giydirip

Zeytuni dokunuşlar, orfoz kulaçlar eklemişlerdi mektuplarına

Zarfları açılma eğilimi taşımayan

 

Sonra leylekler, kırlangıçlar, som şaraplar sunmuşlardı

Tabakhane’den hayata kurulmuş bir köprüyken yalnızlık

Sen iki elinde gümüş manşetler, iki gözünde altın yaşlar

Tarih kasabın tezgâhından fırladın coğrafya terzisinin dükkânına

Işıksız gerçeklere şık bir taşralı gibi lacivert gecelere

 

Hayattan artan kırıntıların için şiir

Parlatılmayı bekleyen isli bir lambaydı

Arasta’dan ovaya, ovadan odaya düşmüş

Hangi şair eline alsa, dünyaya bir pencere açacaktı

Otelin açılmayan penceresinden uzun uzun bakıp

Gölgesini duvara teyelledikten sonra

 

Milas Arıcan otelinde bir isli lâmba

Edip Cansever görseydi

Kulaç atardı kalabalığa

 

(*) Şiir ilk kez bu kitapta yayınlanılmaktadır.

Kaynak: Edebiyatta Milas



Favori Sosyal Sitelerde Paylaş.
|
 

Dil Çeviri

Turkish Afrikaans Albanian Arabic Armenian Azerbaijani Basque Belarusian Bulgarian Catalan Chinese (Simplified) Chinese (Traditional) Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician Georgian German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Serbian Slovak Slovenian Spanish Swahili Swedish Thai Ukrainian Urdu Vietnamese Welsh Yiddish