Skip to content
MİLAS ÜZERİNE DÜŞÜNCELER-3 PDF Yazdır E-posta

Röportaj: Nevzat Çağlar Tüfekçi   

Konuk: Prof. Dr. T. Ayhan Çıkın

-          Bize kısaca özgeçmişinizden söz eder misiniz?

-          1946, Muğla doğumlu. Şiir ve edebi yazılarında çoğunlukla T. Ayhan ÇIKIN imzasını kullandı. 1970’lerde Tuğhan Ayhan, Ayhan Günhan, Âşık Köylü takma adlarıyla da yazı ve şiirleri yayınlandı. Yatağan Cazkırlar Köyü İlkokulu (1956), Yatağan Ortaokulu (1959), Aydın Lisesi (1962), Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi (1967) mezunu. 1967’de ziraat yüksek mühendisi olarak Uşak Tarım İl Müdürlüğünde 6 ay görev yaptı.  1968’de asistan olarak girdiği E.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünde doktora (1974), doçentlik (1980) ve profesörlük(1988) unvanlarını aldı.

1978-1979 arası Paris’te mesleki çalışmalarda bulundu. Bir süre 19 Mayıs Üniversitesi ve Cumhuriyet Üniversitesi’nde görev yaparak (1984-1985) eski görev yerine döndü. Burada Bölüm Başkan Yardımcılığı, Tarım Politikası ve Yayım Anabilim Dalı başkanlığı ve Kooperatifçilik bilim dalı başkanlığı görevlerinde bulundu.  1999 yılında emekli oldu. Emekli olduktan sonra İzmir - Bornova’ya yerleşerek tüm zamanını çiftçilik ve edebiyat çalışmalarına ayırdı. 16 Eylül 2000’de geçirdiği kalp nakli ameliyatı biyolojik hayatı kadar sanat ve düşünce hayatını da etkiledi. 2007’de Muğla Üniversitesi’nde görev aldı. Yüksek okul müdürlüğü, dekanlık, üniversite senato ve yönetim kurulu üyelikleri görevlerinde bulundu. Kasım 2010’da Türkiye’deki tüm GSF Resim Bölümü öğretim elemanlarının eserlerinden oluşan “Büyük Buluşma” sergisinin organizatörlüğünü yaptı.  Mesleki alanda, 18’i kitap olmak üzere 100’den fazla yayında imzası var. 100 civarında ulusal ve uluslarası bilimsel toplantılara bildirili olarak katıldı. Pek çok mesleki dergilerde danışmanlık ve hakemlik yaptı. 1968’de Ege Telgraf şiir ikincilik ödülünü, 1994’de Türkiye Tütün Eksperleri Derneği  ödülünü, 1995’de “Fransız Tarım ve Gıda Kalite Plaketi” ödülünü, 2002’de  Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Kooperatifçilik iletişim ödülünü aldı.Son yıllarda yazılarını ve şiirlerini  internette  “”, ,vb.. sitelerinde kendisine  ayrılan sayfada yayımlamaktadır

 

. Şiir kitapları: Zaman Çiçeği (2000), Ortak Kalpler Türküsü (2005;Başka Yürek (Baskıya hazır).

-          Siz Milaslı değilsiniz ama komşu ile Yatağanlısınız. Bize Milas’la ilgili geçmiş gözlemlerinizi anlatır mısınız?

-          Ben aslen Yatağanlıyım. Cazkırlar Köyünden.  Çocukluğum 1950’li yıllara, ilk ergenlik çağım 1960’lı yıllara denk gelir. O yıllarda Yatağan köylülerinin en önemli gelir kaynağı tütündür. Bizim köyün tütünleri çoğunlukla Milas’ta oturan tütün tüccarlarına satılırdı. Köyümüzün ekonomik ilişkileri Milas’la idi. Çoğunlukla babam ayda bir Milas’a gider, ailenin ihtiyaçlarını tedarik ederdi. O zamanları bugünkü gibi araç-araba yoktu. Ben, babamı çoğunlukla bugünkü Karaltı mevkiinde bekler, Milas’tan getirdiği eşyaları eşekle köye taşırdım. Milas benim çocukluğumda gördüğüm en büyük kentti. 1950-60’lı yıllarda Milas, Muğla’nın en büyük ilçesi idi. Muğla’nın siyasi çerçevesini, Milas oluştururdu. Ayrıca ortaokul sıralarında geleceğimi planlamada etkili olan üç öğretmenim Milaslıydı: Ali Sonkul(Matematik öğretmenim), Nurhayat Sonkul(Coğrafya öğretmenim), Dr. Tahir Çorbacıoğlu (Tabiat ve Fen Bilgisi öğretmenim). Bugünkü Beçin ile Milas’ın Cumhuriyet Mahallesi, Sanayi Sitesinin olduğu yerler tütün tarlası ve zeytinliklerle kaplıydı. O yıllarda Bodrum, 2000’e ancak ulaşabilen nüfusuyla bir köy yerleşimi konumundaydı.

-          Milas’ın sizin yaşantınızdaki anlamı nedir?

-           Daha önce belirttiğim gibi Yatağanlıyım. Ancak yaşamımın son 5 yılını Milas’ta geçirdim. Bu benim özelimde önemli bir olaydır. Öncelikle önemli bir sağlık sorunundan sonra yeniden çalışma hayatına Milas’ta başladım. Hem de hiç istemediğim halde bir kuruluşun müdürü olarak. Ben sadece yaşamla yeniden bütünleşmenin yollarını ararken, o günkü Muğla Üniversitesi rektörü Sayın Prof. Dr. Şener Oktik’in ısrarı ile Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi’ni de yönetmek durumunda kaldım. Ben evimi Bodruma taşımadım, Milas’ta ikamet ettim. Bu süreç sağlığımı da çok olumlu etkiledi. Özellikle çalışma arkadaşlarımın, beni kucaklayan Milaslı dostların katkısıyla son 5 yılım mükemmel geçti: Evimin Balkonundan Sodra dağından gün batımlarını izlemenin, Beçin Kalesi’nden gelen esintiye karşı bir kadeh rakı yudumlamanın muhteşem tatlarını yaşadım.

-          Öncelikle, dışarıdan bakınca Milas nasıl görülüyor ve değerlendiriliyor?

-          Milas dışarıdan her zaman övgüyle bahsedilen bir kenttir. Ancak Milas daha çok geleneksel üretim ilişkilerinin egemen olduğu bir görünümünü hala muhafaza etmektedir. Milas, sanırım Bodrum’un hızlı değişimi karşısında kendisini ifade etmekte biraz zorlanmakta gibi geliyor bana. Örneğin bazı sahil kesimlerdeki turistik tesislerinin adreslerini “Bodrum” şeklinde verdiklerini gözlemledim. Milas’ın kendisine, kamuoyunda ve dünyada tanıtabilecek sürekli bir etkinlik yaratmalıdır diye düşünüyorum.

-          Milas, yer altı ve yerüstü kaynakları açısından zengin bir ilçe. Özellikle zeytin ağacı sayısı bakımından Türkiye’de potansiyeli çok yüksek olan yerlerden birisi. Milas’ta zeytin ve zeytinyağı üretiminin gelişebilmesi için ne yapılmalı? Bazı firmalar güzel ambalajlar içinde kendi markalarını yarattı. Fakat pazarlama sorunları yaşıyorlar. Bu konudaki öneriniz/önerileriniz nedir?

-                     Milas, yer altı, yerüstü zenginlikleri bakımından Muğla’nın, hatta Türkiye’nin önde gelen ilçelerinden biridir. Temel hedef bu potansiyel kaynakları nihai ürüne dönüştürebilecek, onları nihai pazarlara ulaştırabilecek sanayi ve ticari örgütlenmenin sağlanabilmesidir. Ancak burada bir noktayı dikkate çekmek isterim: Muğla ili önemli miktarda turist çeken bir yöredir. Bu yörede turizme dönük pek çok sanayi ve ticari kuruluşlar mevcuttur. Muğla’nın resmi kuruluşları, sivil kuruluşlarının katkısıyla turizm endüstrisinin arz ve talep desenlerini çıkarmalı; bu arz ve talep açısından Muğla ilinde entegre çalışabilecek organizasyonlar geliştirmelidir. Milas için bunu Bodrum’la birlikte düşünmek gerektiğini düşüyorum. Örneğin, Bodrum ve Muğla ilindeki turistik tesislerinin zeytin, zeytinyağı talebi – özelliklerine göre- nedir? Bunlar nereden karşılanmaktadır? Milas’ın bu arz-talep deseni içindeki payı nedir? Bunlar araştırılmalı; turizm sanayinin talep ettiği zeytinyağının Milas’tan sağlanıp sağlanmadığı saptanmalıdır. Daha sonra bu talebin Milas orijininden nasıl sağlanabileceği üzerinde durulmalıdır. Bunun yanında Milas zeytin ve zeytinyağları coğrafi işaret almalı; Milaslı firmalar kendi özel markalarını bu coğrafi işaret çerçevesinde geliştirmelidirler. Ayrıca öne çıkan firmalar etrafında, küçük firmaları (ve zeytin üreticilerini) toplayabilecek bir örgütlenme yapısı geliştirmelilerdir: Böylece tek coğrafi işaretli, ancak üç beş önemli alt-marka geliştirilerek yöre, ülke–dünya zeytinyağı piyasalarında yerini bulmaya çalışmalıdır.

-          Milas önemli bir feldspat rezervine sahip bulunmaktadır. Çok sayıda firma Milas’tan elde ettikleri feldspatı ön işlemden geçirdikten sonra üretim merkezlerine gönderiyorlar.  Buna bağlı olarak, iş ve istihdam yaratma anlamında Milas’ta sanayi yatırımları yapılabilir mi? Milas’ın hava, kara ve deniz ulaşım olanakları göz önüne alındığında, Milas’ta hangi tür yatırımların yapılması önerilebilir?

-          Madenilik alanında yeterli bilgiye sahip değilim. Ancak, her ham maddenin kendi bölgesinde, bu mümkün değilse, işgücü potansiyeli yüksek yakın bölgelerde,  işleme tesislerinin kurularak, hem istihdamın arttırılması, hem de yaratılan katma değerlerin Milas ve çevresinde kalması, yöre zenginliğini artıracaktır.

-          Milas tarihi ve kültürel değerler açısından çok zengin bir ilçe. Son yüzyılın buluntusu olarak değerlendirilen Hekatamnos mezar anıtının ortaya çıkmasıyla Milas’ın önemi daha da arttı. Gelecekte Milas turist hareketinin yoğun olarak yaşandığı bir yer olacak. Milas’ın günübirlik uğranılıp geçilen bir yer olmaması için Milas’ın geleceğinin şimdiden planlanılması gerekiyor. Bu konuda Milaslı yerel yöneticilere önerileriniz neler olabilir? Milas’ın geleceğinin planlanılması ve Milas’ın turizm sektörü içinde hak ettiği yerde olabilmesi için şimdiden yerine getirilmesi gereken ev ödevleri nelerdir?

-          Kültürel amaçlı turist hareketleri gittikçe önem kazanan bir olgu. Milas’ın tarihi zenginliğinin  ona özel bir önem kazandırdığı da bir gerçek. Ancak bu turizm potansiyelinin harekete geçirilmesinde insan kaynağı son derecede önemli. Müfredatda olup olmadığını bilmiyorum ama ilköğretim, hatta orta öğretim programlarında Milas’ı tarihsel-kültürel-coğrafi olarak tanıtabilecek, ayrıca turizmle ilgili dersler-kurslar konabilmeli. Bunun yanında Milaslı esnafın ve iş aleminin bu çerçeve içinde eğitimi ve organize olmaları sağlanabilmeli. Otel-Motel yanında aile pansiyonculuğu, yeme-içme yerleri turistin niteliğine ve niceliğine göre hazırlanmalı. Kısacası, Milas’ın sivil, resmi organizasyonları Milaslıyı turizm açısından hazırlayıcı ve bunu sürekli kılabilecek bir ev ödevinin alt yapısını kurmalı ve işletebilmelidir.

-          Bodrum, turizmde bir marka. Milas’taki turizm hareketini Bodrum’dan ayrı düşünmek mümkün değil. Milas ve Bodrum’un turizmdeki birlikteliği bağlamında nasıl projeler geliştirilebilir? (Bodrum deniz ve eğlence turizmi anlamında önde, Milas’ta ise tarih ve kültür turizmi belirleyici konumda…)

-          Sorunun yanıtını zaten sorunun içinde kendiniz vermişsiniz. Turistlerle doğrudan temasta olan kuruluşlar, turistik bürolar ve turist rehberleridir. Bodrumdaki ve Bodrum’a turist gelmesinde rol üstlenen turizm büroları- turist rehberleri ile Milas’taki mevcut (veya oluşturulabilecek) turizm büroları- turist rehberlerinin koordineli çalışmaları sağlanmalıdır. Bu bürolarca, farklı turistik gezi (coğrafi alanlar, tarihi ve kültürel alanlar, vb.) için, turistlerin beklentilerine uygun olarak kısa/orta süreli “turistik Milas paketleri” geliştirilmelidir. Örneğin Bodruma bir haftalığına gelen bir turistik grubun ilgisini Milas’a çekebilecek tarihi ve kültürel ziyaretlerle ilgili etkinlikler geliştirilebilir.

-          Milas kültür balıkçılığı konusunda da ileri düzeyde bir yer; hem denizde kafes balıkçılığı hem de tarla balıkçılığı bakımından… Tarla balıkçılığı açısından Milas, Türkiye’de en önemli üretim merkezi. Bu Milas’ın bir üstünlüğü, avantajı. Milas’ta önemli bir iş ve kazanç alanı olan kültür balıkçılığı konusunda düşünce ve önerilerinizi alabilir miyiz?

-          Son yıllarda turizmde yeni yaklaşımlar devreye girmiştir: “kaldığın yer önemli, ancak yediğin şeyler daha da önemli” Özellikle balık ve balık ürünleri beslenmede odak gıdaların başlarında gelir. Milas’ta toprak havuzlarda yetiştirilen balıklar, özellikle levrekler, deniz levrekleri kadar lezzetli. Hatta bazı lokantalarda deniz levreği olarak satıldığını da gözlemledim. Ayrıca, bu toprak havuzlarda turistlerin olta ile balık tutup kendilerine servis yapılmasından büyük haz duyduklarını da gözlemledim. Olta balıkçılığı turizmi de alternatif bir turizm olarak geliştirilebilir.

-          Aydın ve Güllük Limanı demiryolu projesi bölgeye ne gibi yararlar sağlar?

-          Türkiye’nin en önemli açmazlarından biri de taşıma maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Bunun da en önemli nedeni, taşımacılığın petrol kaynaklı ürünlerle çalışan, küçük hacimli araçlarla karayolundan yapılmasıdır. Oysa kitle taşımacılığının, dolayısıyla birim taşıma maliyetlerinin karayollarından daha düşük olduğu taşıma sistemleri demiryolları ve denizyolları taşımacılığıdır. Taşımacılık maliyetleri, ister istemez ya ihracatçı, ya da ithalatçı firma tarafından karşılanacaktır. Özellikle petrol fiyatlarının çok yüksek olduğu ülkemizde karayolu ile taşımacılık pahalıdır. Anadolu’dan gelen ihraç ürünlerinin deniz yoluyla ithalatçı ülkelere gönderilmesi, taşıma maliyetlerini azaltacaktır. Ayni şekilde, Limana gelen ithal ürünlerde Anadolu’nun içine demiryolları ile taşınacağından, taşıma maliyetleri karayollarından daha ucuza olacaktır. Özellikle Aydın-Güllük Demiryolu projesinin gerçekleşmesi, bölge ekonomisine canlılık kazandıracaktır.

-          Bu röportajı siz benimle yapmış olsaydınız neler sorardınız?

-          Milas insanı, kendisiyle birlikte,  Milas’a nasıl bakıyor? Kendisini ne ölçüde Milaslı görüyor?  Milas’ın ekonomik, sosyal, kültürel dokusu ne? Bu dokunun dinamikleri ne? Bu dinamikler nasıl hareket ediyor? Bu dinamikler nasıl hareket etmeli? Bunların ayrıntılı bir şekilde araştırılması ve tartışılması gerekir? Tabii, bu tarihi bir süreç içinde gerçekleşir. Her adım, yeni bir adımın başlangıcını teşkil eder… Örneğin Nevzat Çağlar Tüfekçi’nin Milas’la ilgili gözlemleri, röportajları, vb. bugünün Milas’ının geleceğe yansıtılmasıdır.

-          Milas’ın sahip olduğu potansiyelleri doğrultusunda Milas’ın geleceğinin planlanılması için neler yapılmalı?

-          İsterseniz bu sorunuzun yanıtını, biraz fantastik düşünmeye seven bir “Milassever”in “Milas Ütopyası” (özet olarak)  şeklinde yanıtlayayım:

MİLAS ÜTOPYASI

“Ütopya” hayal kurma, düş görme anlamında bir sözcük. Sevgili dostum rahmetli Mahmut Türkmenoğlu, “hayal kurmak yaşamın tadı, geleceği planlamanın ilk adımıdır”. Ayrıca, “aşılmayacak dağ yoktur; yeter ki basacağın yeri iyi seçmelisin” derdi. Campenalla Ütopya edebiyatının ilk ürünü olan “Güneş Ülkesi”  adlı kitabını 1602’de yayınlamıştır.  Bu kitabı için zamanın Engizasyon Mahkemesinde papaz- yargıçların kendisine yönelttiği suç, kitabındaki bilgilere şeytan vasıtasıyla ulaştığı yönündedir. O dönemlerde Hıristiyanlığın en bağnaz yılları yaşanmakta, şeytanla işbirliği yapmanın (!)  cezası ateşte yakmakla cezalandırılmaktadır. Campenalla’nın papaz-yargıçlara verdiği yanıt çok ilginçtir : “bu bilgilere, sizin içtiğiniz şarabın onda biri kadar kandil yağı yakarak okuduğum kitaplardan ulaşıyorum”.

Milas Ütopyası” yazısı, Campenalla’nın “Güneş Ülkesi” kadar iddialı olmayacak ama “Milas için hayal kurmak” ve bu hayallerini gerçekleştirme uğraşısı verenlere umarım bir pencere açar.

*

Milas’ın kalkınması için onun kaynaklarını harekete geçirecek, elde edilen sonuçların Milas’ta kullanılabilmesini sağlayabilecek bir yapılanmaya ihtiyaç var.  Milas’ın kalkınmasını sağlayabilecek böyle bir kurumsal yapının temel öğelerini tarım, sanayi ve hizmetler sektöründe faaliyet gösteren işletmeler ve bu işletmeler arasında gerçekleştirilebilecek  “karşılıklı yardımlaşma ve birbirilerini tamamlama” esprisi çerçevesinde düşünmek gerek.  Eğer böyle bir oluşum sağlanabilirse Milas (ve hatta Muğla) yöresinde şu oluşumların gerçekleşmesi üzerinde durulabilir: finansal bir özerkliği sağlayabilecek yerel ortaklıkların kurulması; kamu yetkilerinin bir bölümünün yerel düzeyde gerçekleştirilebilmesi;  ekonominin finanslaştırılmasından doğan krizlerin hafifletilebilmesi; nüfus ve ekolojik sorunlardan kaynaklanan baskıların azaltılması; Milas (Muğla) düzeyinde pazarın genişlemesi ve rekabetin geliştirilmesi.

Milas’ın kalkınması, özellikle tarım ve esnaf kesimindeki küçük işletmelerin tedarik ve pazarlama aşamalarında arz ve taleplerini birleştirebilecek bir örgütlenmeye gereksinimi vardır. Bunun için Milas düzeyinde oluşabilecek seçenekler araştırılmalı; halkın güven kaybına neden olan sebepler ortaya çıkarılmalı; bireylerin özçıkarlarını savunmaya iten sebepler ortaya konmalıdır.

Milas’ın kalkınması, küçük üreticilerin, özellikle çiftçilerin kooperatifleşmesinden geçer

Kooperatifler, fakir köylü veya  emeği ile geçinenleri  piyasa süreci içine sokabilen, bu grup insanların pazara giriş – çıkış noktalarını oluşturan çok özgül bir şirket tipidir. Bu şirket tipini algılayan insanlar ve toplumlar kendi istihdamlarını ve gelir potansiyellerini artırarak yeni bir toplumsal grup/ yapı oluşturmuşlardır.  Ayrıca kooperatifleşme gelişebilirse, Milas ekonomisi, dolayısıyla toplum, demokratikleşecek; Milas’ta toplumsal katılım ve kişisel sorumluluk üzerine oturmuş bir değerler sistemi oluşacabilecektir; ortak hareket edebilen insan sayısı çoğaldıkça, toplumun güncel özlemlerini, taleplerini etkili ve uygun yanıtları Milas’a taşıyabileceklerdir.

Milas ilçesinde çalışan insanlar için şunları sorgulamak gerekir:

ü  İnsanların iş ve çalışma durumları nedir? Nasıl geliştirilebilirler?

ü  Milas’ta üretim için kullanılan önemli ekipmanların kullanma durumu nasıldır? Daha ekonomik kullanma durumu gerçekleştirilebilir mi?

ü  Milas’ta ne üretiliyor? Ne miktar üretiliyor? Milas ilçesinde üretilen ürünler nasıl ve nerelerde değerlendiriliyor?

ü  Milas’ta geçmişten kalan tarihi mirasların bir envanteri çıkarılmış mı?  Bu miras nasıl değerlendiriliyor? Daha iyi değerlendirme seçenekleri nelerdir?

ü  Milas’ta sektörler/ firmalar arası kurulmuş iş zincir var mıdır? Bu zincir nasıl devam ettirilebilir ve geliştirilebilir?

ü  Milas’ta “herkesin ihtiyacı olan bir şeyi” saptamak ve ortak sorun (lar) etrafında birleşebilecek insan grupları nasıl ortaya çıkarılabilir?

ü  Milaslılar’a ait genel ihtiyaçları (konut edinme, gıda maddeleri tedariki, seyahat etme, vb ..) karşılayabilecek organizasyonlar  nelerdir ? Daha iyi seçenekler mümkün müdür?

ü  “Biz Milaslılar’ın ihtiyacı olan her şeye ihtiyacımız sayarız” diyebilecek “Milaslı yönetici/yönlendirici kadrolar yaratılabilir mi ?”.

ü  İnsanlar Milas’ta nasıl yönetiliyor? Kendi kendini yöneten gruplar nasıl yaratılabilir?

ü  “Farklılığı yadsımadan”  Milas’ın bütünlüğü için nasıl bir eylem planlanabilir? Milas’ta özgürleşme ve demokrasi nasıl yaygınlaştırılabilir?

ü  Vb…

Milas’ın kalkınması ve gelişmesi için,  «istihdamın korunması ve yeni iş alanlarının yaratılması; toplumsal ve ekonomik dokunun korunması ve geliştirilmesi ; Milas’ta sürdürülebilir bir kalkınmanın devreye sokulması için gerekli kurumsal yapılar oluşturulmalıdır. »

Bunun için şu  5 hususun  hayata nasıl geçirilebileceği üzerinde önemle durulmalıdır :

  1. Gücün paylaşılması:

Toplumsal ve ekonomik birimler arasında demokratik dayanışma stratejik bir amaç olarak hedeflenmelidir. Toplumun örgütlenmesi, iş ve istihdam alanlarını genişletecektir. Özellikle tarımsal kesimde ve küçük esnaf arasında kooperatifçiliğin gelişmesi, Milas’lıların  yöresel dinamiklerini harekete geçirerek , toplumsal ve ekonomik karar alma süreçlerini demokratikleştirecektir. Genel olarak Milas’la ilgli kararlar yerel olarak alınabilecektir.

  1. 2. Varlığın paylaşılması :

Milas’ta mevcut varlıkların işletilmesi ve sonuçlarının paylaşımı Milas’ın geleceğine doğru yönlendirilmelidir. Böylece Milas ilçesinde geleceğin teminatı için ekonomik bir süreklilik teşkil edilmiş olacaktır. Yatırımlar, işletmelerin, dolayısıyla Milas’ın  gelişmesine hizmet edecektir.  Ayrıca, kaynak yaratabilecek  sürekliliği olan bir işletme yapısı  ilçeye egemen kılınabilirse, yatırımlar süreklilik kazanırlar. Ekonomik sonuçların , üretime katılan aktörler arasında dengeli dağılımını sağlayacak girişim tipleri yaratılmalıdır. Böylece Milas düzeyinde yaşayanların satın alma gücü iyileştirilebilecektir.

 

  1. 3. Bilginin paylaşımı :

Milaslılar,  her düzeydeki  yöneticileri kendi içinden çıkarabilmelidirler. Ekonomik birimlerin, toplumsal birimlerin, meslek odalarının ve hatta kamu yöneticilerinin Milaslı olmaları, formasyonlarının Milas’ı geliştirecek şekilde planlanması önemlidir. Milaslılar , bilgi ve beceri değişimi konusunda organize olabilmelidirler. Milaslıların oluşturacağı kurumsal doku ile, başta çiftçiler olmak üzere, küçük esnafın yeni tesisler kurmalarını sağlayabilmeli ve sağlıklı işletme kurmalarına yardımcı olabilmelidirler.

  1. 4. « Milas’a  saygı» :

Milas yöresinde öyle bir ekonomik yapılanma oluşturulabilmeli ki, bu yapı, yörede yaşayan insanları « karşılıklı yardımlaşma esprisi » içinde  bir araya toplayabilmelidir. Ayrıca çeşitli nedenlere dayalı olarak delik deşik edilmiş dağları, kirletilmiş ovaları, akarsuları, denizleri ; kısacası çevreyi ve yerel toplumsal dokuyu korumalıdır. Bu yapılanma  Milas’a özgü tarihsel ve  toplumsal dokuyu sürdürebilmelidir.

  1. 5. Milas’ın kalkınması :

Milas’ta bulunan yetenekler, kaynaklar, hammaddeler veya nihai ürünler nasıl değerlendirilmektedir ? Nasıl değerlendirilmelidir?  Bu değerlendirme süreci nde rol alan ekonomik birimlerin yapısı nedir ? Bu değerlendirmeyi yapabilen işletmelerin yapısı ne yönde ve nasıl  geliştirilebilir?  Miaslı iş ortakları ve iş sahipleri rekabet içinde birbirleriyle nasıl yardımlaşabilirler? Özellikle küçük üreticiler, pazarla nasıl bir işletme tipiyle bütünleşebilirler? Bu işletmelerin borsa ile ilişkileri nasıl olmalı? Borsaya kote edilen işletmelerin  Milas için avantajları veya dezavantajları nelerdir? İşletmelerin demokratik yönetimi,  ekonomiye ve topluma neler kazandırabilir ? Milas’da sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma için «yeni bir işletme modeli» oluşturulabilir mi? İşletmeleri pazarla bütünleştirme  ve yeni  atılımlar için nasıl bir çözüm geliştirilebilir ? Bu çözüm için favori işletmecilik modeli nedir? Bu model Milaslılara  nasıl anlatılabilir ? Ayrıca ekonomik faaliyetler, yatırımlar ve istihdam nasıl «milaslılaştırılabilir»?

-          Milas içindeki ve dışındaki Milaslılar’a mesajınız ne olabilir?

-          Milas, yaşamın çoğu renklerine ulaşabilmek isteyenler için gerekli coğrafi ve tarihi konuma sahip ender yerleşim yerlerinden biridir. Yaşamımın zor bir sürecinde geldim Milas’a ve şunu söyleyebilirim: “Milas’ta yaşamış olmak ayrı bir renk katmıştır yaşamıma.”



Favori Sosyal Sitelerde Paylaş.
|
 

Dil Çeviri

Turkish Afrikaans Albanian Arabic Armenian Azerbaijani Basque Belarusian Bulgarian Catalan Chinese (Simplified) Chinese (Traditional) Croatian Czech Danish Dutch English Estonian Filipino Finnish French Galician Georgian German Greek Haitian Creole Hebrew Hindi Hungarian Icelandic Indonesian Irish Italian Japanese Korean Latvian Lithuanian Macedonian Malay Maltese Norwegian Persian Polish Portuguese Romanian Russian Serbian Slovak Slovenian Spanish Swahili Swedish Thai Ukrainian Urdu Vietnamese Welsh Yiddish